Sıradaki Şarkı: Paint it Black

Hi! Ben de buralardayım. İsmini vermek istemese de yazmayı hep sevmiş birisi. Bana Lunar diyeceğiz. Bu kelimenin ‘’ay ile ilgili’ anlamına gelen halini önemsiyorum. Biraz içimizi dökeceğiz ve şarkı dinleyeceğiz. Ve daha neler yapacağız zamanla kim bilir. Sizi şöyle alalım.

Mola. Yarı gerçek yarı hayal ürünü. Ufak tefek bilgilere karşı bolca yorum. Birinin, ve umarım birilerinin daha, medite olma noktası burası. Mola. Sınırlarına sıkışıp kaldığımız küçük dünyamıza. Seslere, seslerine, sesimize. İnsan kalabalığının ortasında yitip gidişimize. Yaşlanmaya. Boğulmaya, bağıramamaya. Sevince ve hatta başarıya. Kahve kupalarına, kadehlere. Sevgiliye, arkadaşa veyahut köpeğine. Gerçek olmayan gerçeklerimize. Bi şarkı molası. Buralara bi yerlere bi şarkı, biraz da yorum bırakacağım. Ne dinliyorum. Ne var kafamın içinde.

Sıradaki şarkı.

Paint it Black- the Rolling Stones

Yaşayan bir İngiliz efsanesi. Hem de ne yaşamak, henüz nisan ayında bir single bile yayınladılar. Doğuşu 1962 Londra. Blues ve Rock. Mick Jagger ve Keith Richards tarafından yaratılan grubun günümüzdeki üyelerini merak ederseniz küçük bir araştırma işinizi görecektir.

Paint it black. Grubun yaratıcıları Mick Jagger ve Keith Richards tarafından kaleme alınan bu şarkı oldukça bilindik gibi gelir bana. Adını bilmiyorsanız bile ilk saniyelerini duyduğunuzda kaşlarınızın havaya kalkmasına neden olur. Hiç yoktan bi filmde duydunuz. Bi radyoda. Şarkıların hikayeleri olduğuna inanmak isteyenler için birkaç satır sürüp gidecek böyle. Rivayet edilen hikayelerden en çok inandığımı iliştireceğim sözlerine. En dramatik olan nasıl da karşı konulamaz oluyor sarsıcı hislerin peşinden sürüklenmeye yemin edenlerimiz için.

Denir ki bu şarkı âşık olan birini anlatır. Bir hayat kadınına aşık birini. Ve onu kurtaramayan, ölmekten. Randevu evlerinin kapılarının kırmızıya boyandığı 18.yy’da yazılan bu şarkının satır aralarında artık kırmızı kapı görmeye tahammülü olmayan bi adam var.

“I see a red door and I want it painted black”.

Ayrıca şarkıda siyah arabalardan bahsedilmesi cenazeye işaret eder. İlginç bir intihar düşüncesi sinmiş kelimelere, yeterince bakmak güneşe. Depresyondayken yazılmış olabileceği hissini veren, karanlıktan, geceden, siyahtan ölümden bahseden bir şarkı. Odaklansak bizi çukura çekiverecekmiş gibi olan sözlerinin aksine hızlı bir ritme sahip. Şarkıda Mick Jagger’la beraber her şeyi bırakıp hmmlamaya başladığınız bir anda. Çat. Ulan sahiden yeterince bakarsak güneşe…?

Ya da gözlerimizi kapatıp düşünmeden. Hiç düşünmeden. Sadece ritmine kapılsak bi şarkının. Bi kaç dakikalığına başka bi boyutta var olsak. Yok olsak. Doğsak. Bi kaç dakikalığına. Zaten ne çok sözcük var bu tarafta. Nasılsa ne dinlemek istiyorsak onu duyacağız.

Yazıyı beğendiysen paylaşmak için