Atina Okulu: Scuola di Atena

Merhabalar,

Ben Osman Furkan. İstanbul Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında yüksek lisans yapmaktayım. Uzun süredir içimde blog yazma heyecanı taşısam da yine aynı uzunlukta bir süredir bunu gerçekleştiremiyordum. Özellikle Instagram, Twitter ve Youtube gibi mecraların da hayatımıza girmesiyle tüketim çılgınlığının sanal halini yaşıyoruz. Buralarda geçirdiğimiz zamanı kontrol edemediğimizde de üretkenliğimiz konusunda sıkıntılar çekiyoruz. Bunu atlatmış olduğumu varsayıyorum keza artık bu blog aracılığıyla ilgi alanıma giren ve zevk aldığım konularda yazılarımı paylaşacak olmanın sevincini yaşıyorum.

"Atina Okulu" Raffaello Sanzio
“Atina Okulu” Raffaello Sanzio

Bu yazımı varlığından haberdar olduğum ilk andan itibaren beni çok etkileyen bir freske ayırmak istiyorum: Atina Okulu (Scuola di Atena). Eserin olduğu odayı online gezmek için buraya tıklayabilirsin.

Vatikan

Raffaello’nun Atina Okulu isimli freski Vatikan’da bulunan Raffaello Odaları’nda (Stanza della Segnatura) yer almaktadır. Vatikan, dünyanın en küçük ülkesi olarak biliniyor. Tabi bu özelliği sadece fiziksel bir küçüklüğü göstermektedir. Çünkü bünyesinde barındırdığı Papalık kurumu hem dini hem de siyasi anlamda dünya çapında bir etkiye sahiptir.

Vatikan

Yaklaşık 5 km yüz ölçümüne sahip ülkede yalnızca 800 kişi yaşıyor. Bunların 450’si vatandaş, geri kalanlar ise sadece burada yaşayamaya izinli insanlar. Bu yüz ölçümüne, günde ortalama 20 bin ziyaretçinin geldiğini düşündüğümüzde oldukça kalabalık bir ülke olduğunu söyleyebiliriz. Yüz ölçümü olarak çok küçük bir yer olabilir ama hem içerisinde bulunan yapıların fazlalığı hem de sayısı binleri bulan giriş çıkışlarıyla oldukça yoğun bir ülke.

Atina Okulu’nun bulunduğu Raffaello Odaları da Vatikan’daki Papa’nın özel odalarından birinde yer alıyor. Vatikan’a gittiğimde bu odaları bulmak için defalarca kaybolmuştum. Vatikan ve Roma’yla ilgili gezi yazılarımı da daha sonra yayınlamayı düşünüyorum.

Raffaello Odaları

Raffaello Odaları

Raffaello OdalarıRaffaello’nun en ünlü fresklerini içermektedir. Aslında oda II. Julius tarafından özel ofis ve kütüphane olarak kullanılıyordu. O dönemlerde bu tip kütüphanelere sahip insanlar ünlü ve yetenekli sanatçılara kütüphanelerini süsletiyorlardı. Bu kütüphanelerde toplanarak yapılan tartışmaların, duvarların muazzamlığını düşündüğümüzde nasıl bir atmosferde yapıldığını sadece hayal edebiliriz. Oda daha sonraları X. Leo tarafından özel ofis ve müzik enstrümanlarının koleksiyonunu tuttuğu bir yer halini aldı.

Odada Atina Okulu ile birlikte tam dört adet fresk vardır. Raffaello fresklerinde felsefeyi, teolojiyi (ilahiyat), şiiri ve hukuku yansıtmıştır. Atina Okulu freski doğu duvarında yer almaktadır ve felsefeyi simgelemektedir. Bu freskin tam karşısında batı duvarında Disputa yer almaktadır ve bu fresk ise teolojiyi simgelemektedir. Kuzey ve güney duvarlarında ise sırasıyla şiir freski olan Parnassus ve hukuk freski yer almaktadır.

Giorgio Vasari’nin aktardığı bilgilere göre Papa’nın bu odayı yaptırmaktaki amacının felsefeyi ve teolojiyi, hukuku ve şiiri uzlaştırmaya çalışmak olduğunu görüyoruz. Çünkü Vatikan, felsefeyi teolojinin tam karşısında hukuku da şiirin karşısında görmekteydi. Yani aslında Atina Okulu incelemeleri özellikle Vatikan’ın felsefe tarihine de bakışını incelemektedir.

Atina Okulu

Raffaello Sanzio

Atina Okulu freski Raffaello’ya çok genç bir yaşta II. Julius’un özel isteği tarafından yaptırılmıştır. Freskin tam merkezinde Platon ve Aristoteles yer alır. Aristoteles’in Platon’un öğrencisi olduğunu ve ikisinin de farklı felsefi disiplinleri savunduğu biliyoruz. Platon’u incelediğimizde sağ elinin işaret parmağının yukarıyı gösterdiğini görebiliriz. Aristoteles ise eliyle yeri göstermektedir. Burada idealizm ve materyalizm vurgusunun olduğunu söyleyebiliriz. Platon mutlak gerçeği idealar dünyasında ararken, Aristoteles bunu maddi dünyada aramaktadır.

Platon’un sol eliyle beli arasında kitabını tuttuğu görülüyor ki bu Timeo (Diyaloglar)’dur. Aristoteles ise kendi kitabı olan Etica (Etik)’ı taşımaktadır. Atina Okulu’nun tam ortasına yerleştirilmiş bu iki figürün ana temasının da az önce bahsettiğim ekol ayrımı olduğunu söyleyebilirim.

Platon ve Aristoteles

Platon ve Aristoteles’in duruşlarına baktığımızda yürüyor oldukları hemen gözümüze çarpıyor. En azından Platon daha emin adımlarla yürürken Aristoteles’e ufak bir duraksama hareketi katılmıştır. Dücane Cündioğlu’nun bu durumla ilgili anlatısından burada bir tezatlık olduğunu görüyoruz. Çünkü yürüyenler olarak anılan ekol Aristotelesçilerdir. Bunun sebebi de Aristoteles’in derslerini yürüyerek anlatmasıdır. Aslında Helenistik Döneme baktığımızda Platon için de derslerini yürüyerek anlattığı söylenir. Ancak Platoncular daha sonrasında yürüyerek ders anlatmayı bıraktıklarından dolayı onlara akademiciler denmiştir. Raffaello’nun iki figürü de yürüyerek resmetmesi, Helenistik Dönemin kalıplarının yıkıldığı bir çağa girdiklerini ima esmesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Freske hareket katmak için çizilen figürler hariç hareket halinde diyebileceğimiz sadece Platon ve Aristoteles vardır. Platon’un sükûnet içinde ve bilgece bir tavra sahip olduğunu görebiliriz, Aristoteles ise tam tersi bir gerginliğe sahiptir. Hemen eklemem gerekirse Raffaello, Platon’un modelini Leonardo’ya benzetmiştir.

Sokrates

Peki tabloda yer alan diğer figürler kimlerdir ve neden oradalar? Platon ve Aristoteles’in sol tarafında yeşil bir kıyafet giymiş olan ve parmak hesabı yaparak etrafındakilere bir şeyler anlatan Sokrates’i görüyoruz. Sokrates’in etrafında ise Alcibiades ve Sphettus’tan Aeschines’i de içinde barındıran öğrenci kalabalığı vardır.

 

Diyojen

Merdivenlere gelişigüzel bir şekilde, Platon ve Sokrates’in ayağının dibine oturmuş olan kişi de Diyojendir. Elinde bir kâğıt ve önünde de bakır bir su kabı vardır. Diyojen, kinik felsefenin kurucusudur ve kültürel gelenekleri eleştirip zamanında büyük karışıklıklara sebep olan bir figürdür.

Büyük İskender

Sol eliyle kılıcını tutan bu kişinin ise Atinalı devlet adamı, general ve Sokrates’in en iyi öğrencilerinden biri olan Alkibiades olduğunu söyleyenler de var Büyük İskender olduğunu da. Bence Büyük İskender olması daha olası 🙂

Pisagor ve Anaksimandros

O grubun hemen altında ise Pisagor’u görüyoruz. Sol tarafında duran figürün tuttuğu levhadaki bilgileri defterine geçiyor ve etrafında öğrencileri vardır. Elinde tuttuğu mürekkep şişesiyle matematik ve bilimsel keşiflerini çok iyi şekilde yansıtmıştır. Pisagor’un arkasında duran ve ondan kopya çeker gibi duran ise Anaksimandros’tur. Pisagor’a yukarıdan bakan bıyıklı ve beyaz sarıklı kişi ise İbn Rüşdtür. “Nerede olursak olalım ilim ana yurdumuzdur, bilgisizlik yabancı bir yer” sözü ve 12.yy’da yaptığı Aristo çevirileri çok önemlidir.

“Nerede olursak olalım ilim ana yurdumuzdur, bilgisizlik yabancı bir yer.”

Herakleitos

Freskin tam merkezinde yer alan ve düşünceli bir şekilde oturan ise diyalektik felsefenin babası Herakleitos’tur. Fresk üzerinde yapılan araştırmalar bize ilk çizimlerde Herakleitos’un olmadığını, esere daha sonradan eklendiğini göstermektedir. Melankolik karakteri freske yansıtılmıştır. Freskte yer alan birkaç yalnız figürden biridir; başkalarıyla vakit geçirmekten hoşlanmamış olması esere çok güzel yansıtılmıştır. Raffaello onun yüzünü Mikelanja benzetmiştir.

Öklid

Sağ alt tarafta ise turuncu kıyafetiyle Öklid, çevresinde toplanmış olan kalabalığa pergelle levhanın üzerine yaptığı çizimleri gösteriyor. Öklid geometrinin babası olarak bilinir. Öklid’in modeli ise Donato Bramante’dir. Bramante, Yüksek Rönesans mimarı stilinin ilk uygulayıcılarındandır ve ünlü St. Pietro (Aziz Petrus) Bazilikasının mimarıdır.

Batlamyus ve Zerdüşt

Büyük bir gök bilimci olan Batlamyus ise bize sırtını dönmüş ve üzerindeki sarı kıyafetiyle elinde bir yerküre tutmaktadır. Tam önünde yüzü bize dönük olan ve elinde gök küresi tutan sakallı ise Zerdüşt’tür. Ve son olarak Raffaello kendisini de freskin içerisine yerleştirmekten geri kalmamış ve kendisini Zerdüşt’tün yanında duran ve bize göz ucuyla bakan kişi olarak göstermektedir.

Fresk, Rönesans’ın ve Antin Yunan’ın tanınan bütün isimlerini bir araya getirmiştir. Perspektif ögeleri ustaca kullanılmıştır ve yarattığı teleskop etkisi ile tüm dikkati iki temel figüre çekmekteki istenilen başarıyı yakalamıştır. Mimaride ise Roma döneminin etkilerini rahatça görebiliyoruz. Freskteki kolonların sağında Apollon, solunda ise Minerva yer almaktadır. Apollon, doğa felsefesini temsil eder; ışığın, müziğin, doğruluğun ve iyileşmenin tanrısı olarak anılır ve tam olarak Parnassus’un bitişiğinde yer alır. Minerva ise bilgeliğin ve adaletin tanrıçasıdır ve o da hukuk freskinin bitişiğinde yer almaktadır.

Apollon ve Minerva

Genç bir sanatçı olarak Vatikan’ın en önemli eserlerinden birine hayat veren Raffaello 37 gibi çok genç bir yaşta soğuk algınlığının sebep olduğu bir hastalıktan dolayı hayatını kaybetmiştir. Bu yazımda Raffaello’yu ve Rönesans’ın büyük ustalarını anmış oldum. Gelecek yazılarımda görüşmek üzere sanatla kalın!


Kaynak
http://www.museivaticani.va/
https://dusunbil.com/raffaellonun-atina-okulu-saheserinin-arkasindaki-hikaye/
https://orionunevi.weebly.com/writings/dusuncelerin-resmi-atina-okulu
https://www.tech-worm.com/atina-okulunda-kimler-yer-aliyor-atina-okulu-inceleme-umberto-eto/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Atina_Okulu

 

 

 

Yazıyı beğendiysen paylaşmak için